24 Mayıs 2016 Salı

Filipinli Gemi Personeliyle Çalışma Kılavuzu

Filipinli personeli tanımanın en iyi yolu, Türk personelle mukayese etmek olacaktır. Filipinli personel: ingilizce, tahsil durumu, okur-yazarlık kategorilerinde bizim personelden katbekat üstün. 
Bir reis düşünün, güverte malzeme isteklerini IMPA kodlarıyla birlikte bilgisayarda hazırlayıp size getiriyor. Bizim reislerin sigara kartonu arkasına ilkokul terk el yazısıyla hazırladığı istek listesine ne demeli bunun yanında. Bir aşçı düşünün tüm kumanya harcam hesabını kendi tutuyor, isteklerini bilgisayarda hazırlayıp size teslim ediyor. 
Filipinli gemi personeli için 'akşam 5'den sonra kılını kıpırdatmaz, hatta boya yapıyorsa fırçayı orada bırakır gider' şeklinde tanınırlar. Adamlar, elzem bir durum olmadıkça mesai saati dışında çalışmak istemiyor. Ama kullandıkları malzemenin değerini biliyor, savurganlık yapmıyorlar. 
Filipinli personelin idaresi de çok kolaydır. Bu arkadaşlar içlerinden bir lider seçer ve ona tabi olurlar. Bu lider güverte reisi de olabilir, yağcı, silici ya da kamarot olabilir. Bu adamı ilk safety  meeting de kolayca tespit edebilirsiniz. Personel adına sadece o konuşur ve personelin hakkını koruyorum rolüne girer. Bu adamı kullanarak tüm personeli disiplin altına alabilirsiniz. Vermek istediğiniz tüm mesajlar bu adam kanalıyla kolayca yerine ulaşır. 
Genel itibariyle üç kağıt bilmezler. Draft sörveyde oyun yapalım başımız ağrımasın dersin, mal mal bakar. Doğrucu davuttur bu adamlar.
Filipinli personel genelde çekirdekten yetişir. Miçoluktan başlar, gemi kaptanlığına kadar yükselir. Dolayısıyla tüm aşamalarda bulunduğundan Filipinli kaptan ve 2. kaptanla çalışmayı istemezler. Bu adamlar diğer ulus kaptan ve 2. kaptanlara göre daha katı ve baskıcıdır. 
Bu adamlar karaoke hastasıdır. Bunların çalıştığı gemilerin kritik ekipman listelerine karaokenin eklenmesi gereklidir :) Filipinli gemi personeline cumartesi öğleden sonra ve pazar günü hiç dokunmamak, gelecekteki performansları açısından önemlidir. Sabado night (cumartesi gecesi) hep beraber oturup içer ve sırayla karaoke yaparlar. En büyük eğlenceleri budur ve hiçbir zaman aksatmazlar. En az ayda bir kez kıç üstü partisi yapmak ister ve her defasında bir domuz devirirler.
Filipinli gemi personelinin çok iyi yönleri olduğu gibi çok tehlikeli olduğu noktalar da vardır. Özellikle ana dili gibi ingilizce konuşmaları onları gemide yapılan illegal işlemleri (denize sintine-sludge basımı...) resimlerle kanıtlayarak US Coast Guard'a ihbar edip hem para hem de yeşil karta sahip olurlar. Dolayısıyla bu tür illegal işlemlerden uzak durulmalıdır. Bu fırsatçılığı bir ırka yıkmak çok doğru olmasa da, Filipinli gemi personeliyle çalışırken çok dikkatli olunmalıdır. 
Bu adamlara bağırmamak iş verimi açısından önemlidir. Özellikle meslektaşlarının yanındar. Verimleri çok çabuk düşer. Bağırmak yerine kibarca istediğin her şeyi söyle, yaz ver farketmez. İşleri sırasıyla, eksiksiz bir şekilde yapmaya koyulur, gereksiz yorum yapmaz. Sonuçta bu adamlar orta doğulu değil, Uzak Doğu'nun nazik insanları. 
Tabi değinmeden geçilemeyecek kadar önemli bir profil; Manny Pacquiao, nam-ı diğer Pacman. Garibanlıktan dünya boks şampiyonluğuna uzanan tam bir başarı hikayesi. Bu adamı ülkesindeki garibanlara yardım ettiği için  çok seviyor ve tüm boks maçlarını izliyorlar. O kadar büyük bir sempatiki, ülkedeki terorist gruplar bile onun maçının olduğu gün savaşa ara veriyorlar. Her gemide bu adamın boks maçı görüntüleri, Karoke sistemi gibi olmazsa olmazlardandır. Onları motive etmek için ara sıra pacman muhabbeti olumlu sonuç almanıza yarar.
Bir Türk olarak bu gemilere gittiğinizde aşağıdaki görüntülere (soldaki resim: köprü üstünde Kuran-ı Kerim yerine Virgin Mary heykeli,  sağdaki resim: kıç üstü partisinde domuz) hazırlıklı olun derim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme