17 | 09 | 2014

Trol avcılığı nedir?

Su ürünleri avcılığında kullanılan en önemli araçlardan birisi trol ağlarıdır. Trol ağları ile avcılıkta hedef türün avcılığı sırasında ağa giren pek çok yan ürün istenilen vasıfta olmadığı için israf olmaktadır. Pek çok türün aynı anda avlanıldığı bir avcılık dalı olduğundan multi avcılık da denilmektedir.

Trol konusunun ülke çapında av miktarı verimliliği ve av bölgelerinin tespitine yönelik olarak çok yönlü bir şekilde araştırılması gerekir. Gerek teknik ve gerekse genel mahiyette trol üzerinde yazılmış pek çok yayın bulunmaktadır.

Ülkemizde trol avcılığı diğer avlanma şekilleriyle kıyaslandığında gırgır avcılığından sonra ikinci derecede önemli bir avlanma şeklidir. Ancak lehinde ve aleyhinde birtakım görüşlerle sürekli gündemdeki yerini muhafaza etmiştir. Nitekim Türkiye 1. Su Ürünleri Şurası (12-14 Haziran 1997) 1. oturumunda Prof. Dr. Işık ORAY yaptığı açıklamada:

"Deniz Balıkları Üretiminin % 90’dan fazlası pelajik (yüzeysel) balıkları avlayan gırgır balıkçılığına dayanmaktadır. Sahil balıkçılığı içerisinde yer alan balık üretiminin % 90’dan fazlası trol avcılığı ile elde edilmektedir. Ülkemizde yaklaşık 544 adet gırgır teknesi ve 441 adet trol teknesi bulunmaktadır. Trol teknelerinin en yoğun olduğu bölgemiz Karadeniz’dir. Karadeniz’de trol sahaları sınırlı olup bu dar bölgede avlanan trol gemilerinin av gücü kapasitelerinin anormal artışı, denizsel stoklara zarar vermiştir."
demek suretiyle bu durumu teyit etmiştir.

İstatistiklere bakıldığında ülkemizde 1984-85 yıllarında yapılan avcılığın %92’si pelajik %8’i ise demarsal (dip) balıklara  aittir. Demarsal türlerin değişik ağlarla yakalanması da göz önüne alındığında ticari av yapan trol teknelerinin toplam üretiminde yaklaşık paylarının %5 civarında olduğu görülmektedir. Buna karşılık balık azlığı ile ilgili tüm yüklenmeler %5’lik av yapan bu kesime yapılmaktadır. Oysa ki ülkemiz denizlerinde ticari yönden egemen yöntem gırgır avcılığıdır. Balıkçılığımızda yapılan modernizasyon ve tekne boyutlarının artması pelajik balık avcılığında kullanılan gırgır takımlarında olmuştur.

Trol; Bir tür sürütme ağıdır. Dip ve orta su balıkçılığında kullanılır. Trol kökeni çok eskilere dayanan bir ağdır. Eskiden sandallarla çekilerek yapılan trol avcılığı, şimdi girgin motorlarından yapılmaktadır. 25 metre uzunluğunda, kol, ana ağzı ve tordan oluşan bir ağ takımıdır. Trolün kollarına yakın bir mesafede iki adet büyük ve yassı tahta parçası vardır. Bunlar ana ağzını açık tutarlar. Çelik halatlarla deniz dibini tarar. Bu arada önüne çıkan tüm balıkları (yavru balıklar da dahil) içine alır.

Balık yakalama aletlerinin sınıflandırılmasında trol ağları, sürütme ağları grubuna girer. Bu tür ağların en popüler olanıdır. Kanat, gövde ve torba olmak üzere başlıca üç kısımdan ibaret bir av aracı olup, zemin üzerinde veya su üzerinde sürüklenmektedir. Gemiye bağlı olarak deniz dibinde ve su içinde sürüklenen genellikle mekanik olarak atılıp su ürünlerinin torbasında toplanarak avlanmalarını sağlayan bir av aracıdır. Diğer bir deyişle trol motorlu teknelerle denizin dibinde ve su kitlesi ortamında sürüklenerek çekilen ve kenarları iki kapı ile yana doğru açılan huni şeklinde geniş ağızlı bir ağdır.

Başlıca Trol çeşitleri şunlardır:


 a-) Dip trolü:  Hayatiyet bakımından deniz zeminine ve zemine yakın ortamda yaşayan canlıların yakalanmasında kullanılır. Dip trol ağı deniz zeminine temas edilerek sürülür ve toplanır. Tek ve çift gemide kullanıldığı gibi tek gemi tarafından yandan ve kıçtan kullanılmak üzere iki tarzda kullanılır. Çift gemi ile kullanıldığında kapıya gerek yoktur. Trol kapısı ağ ağzının kafi miktarda açıklığını sağlamak amacıyla ağın büyüklüğüne ve kullanılma gayelerine göre muhtelif ebat ve kısmen de değişik şekillerde olan ve genellikle dikdörtgen biçiminde zemine isabet eden kenarlarında demirden kızakları ve ağın ağzını arzu edilen nispette açmak suretiyle üzerinde ayar kolları kullanılan bir gereçtir. Dip trol ağlarının büyüklükleri genel olarak kurşun yakasının uzunluğu ile ifade edilir. Ancak Su Ürünleri Yönetmeliğinin 14/a-1. fıkrası son cümle uyarınca birden fazla gemi ile dip trol ağlarının çekilmesi yasaklanmıştır.

balik trol

Yapılan bir araştırmada yerli dip trolü için en uygun çekim hızının 2-3 mil/saat olduğu saptanmıştır. 2 mil/saat çekim hızının demarsal balıklar, 3 mil/saat hız ile de semipelajik ve pelajik balıklardan daha fazla verim alındığı tespit edilmiştir.

Bodrum Su Ürünleri Araştırması Enstitüsü Müdürü Nezih BİLECİK tarafından 1989 yılında yayınlanan "Türkiye’de Trol Avcılığı ve Gerçekler" adlı el kitabında trolle ilgili basında çıkan yakınmalar, balıkçıların tutumu, balık yuvaları ve yumurtalarını tahrip ettiği şeklindeki düşünceler çok net bir şekilde bilimsel olarak ele alınmış ve ortaya konmuştur.

 b-) Pelajik Trolü (Orta Su Trolü):  Bu tip troller yakın ve diple ilişkisi bulunmayan pelajik bir başka deyişle yüzeysel veyahut yüzeye yakın balıkların avlanmasında kullanılırlar. Bu çeşit trollerin dip trollerinden farklı olarak trol kapıları hidrodinamik kaidelere uyarılarak inşa edilmiştir. Bu kapılar, üzerindeki tertibat sayesinde nispeten satıha yakın olarak yüzdürülebilecek şekilde yapılmışlardır. Halk arasında göçmen balığı veya yüzey balığı  diye isimlendirilen balık grubunun avlanmasında kullanılırlar. Bu yöntemle yapılan avcılığın deniz zeminiyle hemen hemen hiç ilgisi yoktur. Ve genellikle hamsi, sardalya, palamut, uskumru gibi balıkların avcılıklarında kullanılır. Okyanuslarda avcılığın esasını oluşturur. Çok amaçlı bir ağ olarak aynı zamanda dip trolü gibi de kullanılması mümkündür.

balık trol

Teknik özellikleri dip trol ağlarında olduğu gibidir. Ancak dip trol ağlarında kurşun yaka mantar yakanın gerisine geldiği halde orta su trolünde her ikisi de aynı hizadadır. Dip trol ağlarında kapı ve muhafaza bu ağlarda olmayıp, çift tekneyle çekilmektedir. Ayrıca orta su trolünde torbanın önünde torbaya giren balıkların girmesini engelleyici bir perde bulunmaktadır. Çekim hızı dip trolüne göre daha fazladır. Çekim hızı bittikten sonra tekneler birbirlerine yanaşırlar. Buradan da ana ve yardımcı teknelerle balıkçılığın yapıldığı anlaşılmaktadır.

 c-) Kombine Trolü:  Esas itibariyle, bir dip trolü olmakla birlikte kapıları değiştirilmek veya kapılarından iki adet şamandıra ile yüzdürülerek orta su trolü olarak da kullanılan trol ağıdır. Şamandıra olarak boş bidon veya plastik yüzdürücüler kullanılır. Şamandıraların çıkarılmasıyla birlikte aynı ağ dip trolü olarakta kullanılır.

trol avcılıgı

 d-) Karides Trolü:  Teknik olarak özel karides ağı deyimi kullanılmaktadır. Özellikleri dip trolünde olduğu gibidir. Ancak ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/1 sayılı sirkülerin 7. maddesi 5. bendi son üç paragrafında boyutlarına ilişkin sınırlamalar getirilmiştir. Akdenizde Göksu ırmağı ile Türkiye-Suriye sınırı arasında kalan Karasularımızda dip trolünün yasak olduğu sahada özel karides ağı ile karides avcılığı yapılmaktadır.

e-) Kankava (Kemereli Trol): Kankava, Ege denizinde, sünger avcılığında kullanılan iki lastik ve demir tekerlekli, arkasında bir veya iki torba bulunan sürütme esasına dayanan av aracıdır. Uzunluğu farklı boyutlarda olmakla beraber, 9 m. uzunluğunda kullananlara müsaade edilmemektedir.

balık trol

Kankava veya kemereli trol adı verilen bir tür sürütme ağı ile deniz dibini tarayarak yapılan avcılığa kankava ile sünger avcılığı denilmektedir. Bu tür ağla, ülkemizde sünger avcılığı yapılmaktadır. Ortalama bu gemilerde 4 süngerci çalışmaktadır.

Yasanın 24/d maddesinde Kankavadan bahsedilmektedir. Münhasıran sünger avcılığında kullanılan kankavanın trol sayılmayacağı öngörülmüştür. Bu sözün karşıtından  sünger avcılığı dışında kullanılan kankavanın trol sayılacağı anlaşılmaktadır.

 f-) Algarna:  Algarna deniz dibinde sürütülme esasına dayanan bir istihsal vasıtası olup karides ve deniz salyangozu avcılığı yapılmaktadır.

Trolün daha gelişmiş şekli olan bir av aracıdır. Trol gibi deniz dibine indirilen ağ, güçlü motorlarla çekilir. Ağ kollarının her iki yanındaki demir kapılarla dibi tarayarak, denizin dibinde ne varsa siler süpürür.

Ayrıca dip trolünde olduğu gibi dip taraması özelliği taşıyan bazı ağlar da vardır. Iğrıp, Manyat, Trata ve Tarlakoz bu ağlar arasında yer alır.

"Bu ağların tamamı çevirme-sürütme ağları grubuna girer. İnsan gücü ve mekanik bir güçle istihsal oranında çevrilerek atılan ve dipten sürülerek karaya ve gemiye alınabilen, iki kanatlı, torbalı ve torbasız ağlardır. Bu ağları kullanan tekneler 8-10 m uzunluğunda olup 3-8 personel tarafından çalıştırılmaktadır. Genellikle sahilden elle veya denizden motor gücü ile çekilmektedirler. Manyat çoğunlukla Marmara denizinde Tarlakoz yalnızca Ayvalık çevresinde, ığrıp ve trata ise Ege ve Akdeniz de kullanılmaktadır.

Trata ağı; gümüş ve sardalya avcılığında kullanılan ağ türüdür. Başlıca özelliği torba ağının üzerinde muhafaza ağının olmamasıdır. Iğrıp; 4-14 m uzunluğunda 25-35 HP gücünde motorlara sahip teknelerle çekilmektedir. Avladığı balık türüne göre isimler almaktadır. Yöresel olarak isimlerine de rastlanmaktadır. Özellikle Trata ağının özelliklerini taşımaktadır. Uzunluklarının değişik olması nedeniyle bu ağdan ayrılmaktadır. Tarlakoz ise genellikle iki balıkçı kayığı ile çekilen manyat ağının küçük bir şeklidir. Daha ziyade sığ bölgelerde kullanılır. Manyatın teknik özellikleri, ağ göz açıklıkları ve ağ derinlikleri trata ağına benzer. Ancak ağ uzunlukları farklıdır. Karides ve kıyı manyatı olmak üzere iki çeşidi vardır. Karides manyatı ile derin sularda kıyı manyatı ile sığ sularda avcılık yapılır. Karides manyatı ile yalnızca karides avlandığı halde kıyı manyatı ile barbunya ve tekir gibi dip balıkları avcılığı da yapılmaktadır. Manyat insan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında çevrilerek atılan ve dipten sürütülerek toplanıp karaya veya gemiye alınabilen iki kanatlı, torbalı veya torbasız ağlardır."

Iğrıp ve Manyatın her ikisi de açıktan denize bırakılıp, dibe yerleştirilir ve sonra kıyıya kadar uzun halatlarla çekilir. Ağın kollarına bağlı halatlara, kıyıdaki tayfalar, bellerine doladıkları kalın bir ipi pratik bir düğümle bağlayıp, üç-beş metre çeker ve sonra gene aynı işlem yapar. Her ikisi de sahilden çekilen bir nevi trol gibidir. Önüne çıkan her türlü balığı yakalar. Gözleri ufak tutulursa balık yavrularını da tutarak balığa zarar verir. Manyat, ığrıp ağına göre, ağın yüksekliği bakımından biraz daha küçüktür.

Bu genel açıklamaları özetlersek; Dip trolünü gözünüzde canlandırmak için bir pazar filesi düşününüz. Filenin tutulan yerlerinde kapı diye tabir edilen ve filenin ağzının açılmasına yarayan kısım vardır. Filenin ağzının alt kısmındaki ağırlıklar ve üst kısmında bulunan yüzdürücüler torbanın daha iyi açılmasını sağlamakta, kapının iki tarafından gelen  halatlarla ağ belirli bir süre çekilerek çekilen alandaki balıkların torba içine girmesi sağlanmaktadır.

Algarnada kapı olmaz. Borudan bir dikdörtgen çerçeve düşününüz. Kısa kenarı dolayısıyla ağız açıklığı 60-70 cm civarında olsun. Bu dikdörtgenin alt kenarında boru yerine tel veya benzer bir madde bulunur. Bu madde algarna çekilirken zemin üzerinde gider, zemindekileri içeri atar. Çerçevenin arkası üst köşelerinden arkaya doğru üçgen şeklinde borularla dengeyi sağlamak için uzatılır. Bunun etrafı ağlarla çevrilir, avlanılan ürünler bu ağın içinde kalır.

Manyat, trata, tarlakoz benzerleri için de yine file ve filenin her iki sapından uzatılan uzatma ağları ve ağların ucunda uzun halatlar düşününüz. Bu avlanma araçları genelde karadan  kullanılmaktadır. Halatın bir ucu karadan sabitlenerek denize önce uzatma ağı olan kısmı bırakılmakta, torbayı oluşturan file kısmına gelindiğinde U şeklinde dönülerek ilk bırakılan kısma paralel şekilde karaya yönelinmekte, halatın bir ucu karaya verilerek her iki halatın ucundan çekilerek torba kısmı karaya kadar çekilmekte ve çekilen alandaki balıkların torba içine girmesi sağlanmaktadır.

Anlatılanların tümünde bir dip taraması olmakla birlikte; dip trolleri fazla olan ağız açıklıkları ve daha komplike sistemleri ile diğerlerinden farklılık arz etmektedir. Dolayısıyla aynı kategoride değerlendirilmeleri doğru olmaz. Ancak Yargıtay 7.CD. Algarnayı dip trolü olarak kabul etmektedir.

Bumerang - Yazarkafe