22 Ekim 2016 Cumartesi

Gemide İlişkilerin Bozulmasıyla Nasıl Başa Çıkılır?

Gemi düzeninde her şey en tepeden başlar. Eğer üst düzey yöneticiler (kaptan, 2. Kaptan, çarkçıbaşı) kendi aralarında iyi ilişkiler kuruyorsa, bütün gemi personeline güven verici bir mesaj gider: gemi emin ellerde tek bir hedefe yönelmiştir.
Bir tarafın diğerinin başarısızlığından yarar sağlaması yerine, iki tarafın da kazançlı çıktığı durumlar yaratmakla ilgilidir. Başka bir kişinin sizden farklı bir yaklaşıma sahip olduğunun farkına varmak bir başlangıç noktasıdır.
İyi çalışma ilişkisi, saygı, güven, dinlemek ve empatiyle ilgilidir:
Saygı 
Başkalarına gerçekten saygı gösterirseniz, onlar da size gösterir. Karşınızdakine saygı geliştirmenin ilk adımı, onların kattığı değer konusunda açık bir fikre sahip olmaktır.
Onların iyi yaptığı şeylerin bir listesini çıkarın. Olumsuz yanlarının olumlu yanlarının kaçınılmaz parçaları olup olmadığına bakı; hepimizin zayıf yanları olduğunu unutmayın. Kafalarının içine girip niyetlerini anlamaya çalışın. Kendileriyle diyalog geliştirin ve onları gerçekten dinleyin.
Bütün bunları yapmanıza rağmen söz konusu kişiye hala saygı duymuyorsanız ne yapabilirsiniz? Ancak öteki kişinin ahlak dışı bir tutum içinde içinde olduklarından kuşkulanıyorsanız böyle bir tutum alabilirsiniz.
Güven 
 Güven olmadan insanlar kuşkuya düşer, sinirli hale gelir, niyetleri bozulur ve kimi zaman da biraz paranoyak hale gelirler. Bütün zamanlarını her şeyi kontrol etmeye ve kendi yaptıklarının izlerini silmeye ayırırlar.
Peki güveni nasıl geliştirebiliriz? Başkalarına güvenirseniz onların da size güvenme olasılığı artar. Ama tutarlı olmanız gerekir, hem personele karşı davranış tarzınızda hem de sözünüzün eri olma konusunda. Bir şeyin önemli olduğunu söylüyorsanız, ona göre davranmalısınız, yoksa gemi personeli işinizin sözünüze uymadığını düşünecektir. Son olarak, vaat ettiğiniz şeyleri yapmanız gerekir. Eğer bütün bunları yaparsanız, güvenilir olduğunuzu tüm gemi personeline göstermiş olursunuz.
Dinlemek
 Tüm personelinizi dikkatle ve anlayışla dinleyin.Karşınızdaki kişinin duygu ve hislerini anlamaya çalışın. Kullandıkları sözcükleri tekrarlayarak, anladıklarınızı özetleyerek ve kontrol ederek onları dinlediğinizi gösterin.
Ayrıca karşınızdaki kişinin söylediklerine tepki gösterin. Bu onu her zaman onaylamak zorunda olduğunuz anlamına gelmez, sadece konuyla ilgili kendi duygu ve düşüncelerinizi paylaşmak demektir.
Empati
Empati, kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyma ve konuyla ilgili neler hissettiğini anlamaktır.
Benzer bir deneyim yaşamadan empati göstermenizin mümkün olmayacağını düşünüyor olabilirsiniz. Ama bu doğru değildir. Herhangi bir varsayımda bulunmadan hayal gücünüzü kullanabilmeniz gerekir. Kendi görüşünüzü dayatmak yerine özenli bir sorgulama, diğer kişiye bir konu hakkında ne düşündüğünü, nasıl bir çözüm düşündüğünü sormak işin bir yanıdır.
Karşı tarafın dediklerini dinlemek burada da temeldir. Beden diline, konuşma tarzına ve ruh haline yakın dikkat göstermekte büyük önem taşır.
Gemide ilişkiler bozulduğunda neler olur?
Güverte ve makine arasında işbirliği eksikliğinde, karşılıklı hırlaşma ve suçlama yaygındır. Kısa sürede sonuçta her iki tarafında zararlı çıktığı bir durum gelişir. Sonuçta dedikodular, yakınmalar, suçlamalarla muazzam bir enerji kaybolur; sorunu çözmekten başka her şey yapılır.
Gemide ilişkilerin bozulmasına neler yol açar?
Gemide insanların birbirleriyle geçinememesinin nedenleri;
Kimya – “Senden hoşlanmıyorum”
Kişilik/Tarz – “Senin iş yapma tarzından hoşlanmıyorum”
Felsefe/Değerler – “Senin savunduğun şeylerden hoşlanmıyorum”
Çıkar çatışması – “Senin yaptıklarından hoşlanmıyorum, çünkü senin kazancın benim kaybım oluyor”
İncinme – “Yapmış olduğun şeyden hoşlanmıyorum”
Önyargı – “Senin gibi insanlardan hoşlanmıyorum”
Kıskançlık – “Elde etmiş olduğun şeylerden dolayı senden hoşlanmıyorum”
Gemide ilişkilerin bozulmasıyla nasıl başa çıkılır?
Kimya
Siz olduğunuzda…
Daha ilk göz göze geldiğiniz andan itibaren o kişiden hoşlanmamanız büyük bir olasılıktır. Önce, problemin sadece kimyadan ibaret olduğu varsayımınızı sorgulayın. Sizde hoşnutsuzluk yaratan bir olay oldu mu? Yoksa sizi çıldırtan o kişinin belli bir işe yaklaşım tarzı mı? Somut bir neden belirleyemiyorsanız, sorunun sadece kimya olması ihtimali yüksektir.
O kişi de bir problem olduğunu düşünüyorsa, kendisiyle konuşmanız gerekir.  Nelerden hoşlandığını düşünün ve ona daha cazip gelecek bir şekilde bir konuşma planlayın. Sorun konusunda açık olun ve onun görüşünü alın.
Eğer o kişinin problemin farkında olmadığını düşünüyorsanız, o zaman mutlaka karşılıklı konuşmanız gerekmez. Bunun yerine kendinizi o kişiyle geçinebileceğinize ikna edin. Onda değer verecek bir yan bulmaya çalışın, ondan hoşlanmayı denemede kararlı olun ve sonra da ona bir insan olarak hak ettiği saygıyı gösterin.
Başkaları olduğunda…
İlk olarak sorunlu personelin her biriyle ayrı ayrı ilgilenin. Onlara yaptıkları davranışlar hakkında bilgi verin, yol açtıkları etkiyi özetleyin ve davranışlarının nedenlerini araştırın. Eğer sorun devam ediyorsa, hepsiyle birlikte özel olarak konuşmak gerekebilir.  Onlara ortak bir görev vermek iyi olabilir. Bu yöntemde ana amaç; ortak hedefler aralarındaki karşılıklı bağımlılığın farkına varmalarını sağlamaktır.
Kişilik/Stil
Siz olduğunuzda…
Değişik stillerin, becerilerin ve güçlü yanların zengin bir harmanın varlığı önemlidir. Ne yazık ki farklılıklara her zaman hoşgörü gösterilmez. Burada önemli olan belli bir farklılığı ve onun değerini anlamaktır.
Birbirinizin güçlü yanlarını tartışın ve bunların nasıl kullanılabileceği ve gelecekte nasıl bir işbirliği yapacağınız konusunda anlaşmaya çalışın.
Başkaları olduğunda…
Personelin böyle çatıştığına tanık olduğunuzda, birbirlerinin gemiye yaptığı katkıları görmelerini sağlamalısınız.
Felsefe/Değerler
Siz olduğunuzda…
Bu daha zordur. Değer ve inançlar bireyin karakterinin tam merkezindedir. Aynı zamanda onların felsefesine daha uygun hale gelmek için kendi felsefenizi de pek değiştiremezsiniz. Yapacağınız tek şey farklılığı kabul etmek, kendi değerlerine sahip olmaya sizin kadar onların da hakkı olduğuna yürekten inanmak ve onlarla geçinmeye çalışmaktır.
Başkaları olduğunda…
Böyle bir durumu halletmek üzere çağırıldıysanız, tarafsız olmak esastır. Ortak zemin arayışına girmelisiniz.  Onlara insanların farklı değerler taşıyabileceğini anlatın.
Çıkar çatışması
Siz olduğunuzda…
Burada çözüm ancak uzlaşma olabilir. O nedenle söz konusu kişiyle konuşup birlikte en iyi nasıl çalışacağınız konusunda bir görüş birliğine varmak kendi çıkarınızadır.
Başkaları olduğunda…
Söz konusu olan büyük olasılıkla güverte makine arasındaki ilişkidir. İdeal olan, insanların rekabet etmek yerine işbirliği yapmaktan yarar sağlayacağı şekilde sistemi değiştirmektir. Eğer bu mümkün değilse onlara, “Ben sana bir iyilik yaparsam, sen de bana yapmalısın” ilkesini hatırlatın.
İncinme
Siz olduğunuzda…
Eğer biri sizi incitti ya da üzdüyse, bunu sürdürmesine izin vermek durumu daha da kötüleştirecektir.  Bunu o kişiye ifade etmek boynunuzun borcudur.
Çoğu durumda kişi sizi üzdüğünün farkında değildir. Sadece konuşmak yanlış anlamayı ortadan kaldırabilir.
Ne var ki yaptıklarının tamamen farkında da olabilirler ve bunun için kendilerine göre haklı bir nedenleri vardır. Bunun ne olduğunu öğrenmeniz gerekir. Eğer söz konusu kişiyle yüzleşmeniz mümkün değilse, o zaman durumla ilgili olarak gemideki amirinizle konuşabilirsiniz.
Başkaları olduğunda…
Gemide yöneticiyseniz, hemen her iki tarafa da başvurmanız gerekir, yoksa durum daha da kötüleşecektir.
Hikayenin hemen her zaman iki yanı vardır. Bunların açığa çıkmasına ihtiyaç vardır. Herkesin sözünü söylemesine fırsat verin ve diğerlerinin dinlemesini sağlayın. Her şey sonuna kadar konuşulsun.
Burada amaç insanların affetmesini ve unutmasını sağlamak ve aynı durumun bir daha tekrarlanmamasını güvence altına almaktır.
Önyargı
Siz olduğunuzda…
Önyargı, bizden farklı olan kişilerden hoşlanmamak ya da ürkmekle bağlantılı bir dizi his ve duyguyu anlatmaktır. Personele karşı olumsuz eylem ya da davranış için bir temel oluşturduklarında önyargılar zarar vermeye başlar. Bu giderek ayrımcılığa dönüşür ve çoğu zaman akıl dışı bir hal alır.
Ayrımcılık, kendilerinin değiştiremediği ya da başkalarının hoşlanmadığı, kendileriyle ilgili bir şey nedeniyle personele adil olmayan bir şekilde davranmaktır.
Ayrımcılık genellikle üç biçimde gündeme gelmektedir;
- Cinsiyet, ırk ya da engelli olmanız nedeniyle özel olarak size yönelik dolaysız davranış
- Cinsiyet, ırk ya da engelli olma temelinde sizin üzerinizde ayrımcılık etkisi doğuran dolaylı sistem, usul ve koşullar
- Şikayetçi olduğunuz için size karşı eylemleri devam ettirmek, sizi kurban haline getirmek
Size karşı ayrımcılık uygulandığını düşünüyorsanız;
- Kendinden emin bir tutumla ayrımcılık uygulayana meydan okumak
- Durumu gemi kaptanına ya da personel müdürüne bildirmek
- Bir meslektaşınızdan söz konusu davranışa karşı koyma konusunda yardım istemek
Başkaları olduğunda…
Önyargıları kanıtlamak ve de halletmek zordur. Eğer gemide yöneticiyseniz hiçbir temelde ayrımcılığı hoş görmeyeceğinizi açık ifade edin. Olanları yakından gözleyin. Burada amaç anlayış ve hoşgörü yaratmaktır.
Kıskançlık
Siz olduğunuzda…
Bu da zor bir alandır, çünkü başkalarını kıskanan insanların çoğu kendilerini masum göstermek için türlü çeşitli nedenler bulacaktır. Onun için ilk yapmanız gereken duygularınızın gerçek nedenini kabul etmektir. Kıskançlığın doğal bir duygu olduğunu ve birçok insanın kıskançlık çektiğini unutmayın. Kendinize bu tür olumsuz bir duygunun sizin gibi birine yakışmadığını, hiçbir faydası olmadığını söyleyin. Aslında, sadece zarar verebilir. Söz konusu kişiye iyi şeyler dinleyin, kendinizi rekabete kaptırmamak için elinizden geleni yapın.
Başkaları olduğunda…
Halletmeniz gereken konu bir başka kişinin kıskançlığıysa durumu çok dikkatli inceleyin. Temeldeki nedene ulaşmaya çalışın. Kendisinin performansına büyük değer bişçtiğinizi ve onu kıskançlığın önüne çıkmasına izin vermeyecek kadar onurlu biri olarak tanıdığınızı söyleyin. Yapıcı olmayan bu zayıflatıcı düşüncelerden kurtulmanın onun önünü ne kadar açacağını anlatın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder