29 Eylül 2016 Perşembe

Tankercilerin Denizciliği En İyi Biliyor Olması

Denizcilik piyasasında herkes tankercilerin mesleği daha iyi bildiğini sanar. Böyle düşünülmesinde tek etmen tankerlerin CDI, MOC ve PSC'lerle  daha sıkı denetim altında olmasıdır. Bunun en büyük nedeni de taşıdıkları yüklerin tehlikeli ve çevreyi kirletici olmasıdır.
PSC; port state control, geminin yanaştığı liman devleti tarafından denetlenmesidir. Kendi çapında yaptıkları risk faktörü hesaplarına göre tüm gemilere çıkabilirler; kuru yük, dökme, tanker, konteyner farketmez. 
Tankercileri havaya sokan denetimler ise;
CDI; Chemical Distribution Institute, tüm sıvı kimyasal, akaryakıt üreticilerinin oluşturduğu havuz.
MOC; major oil companies, özel sektörün en büyük 6 firmasına verilen isimdir. Bunlar; BP, Shell, Exxon Mobil, Chevron, Conoco Phillips ve Total firmalarıdır.
Tüm bu denetimlerdeki amaç substandart gemileri piyasadan silmek. PSC bunu gemiyi banlayarak (geminin bölge limanlarına girişini yasaklamak), CDI ve MOC'lar ise geminin yük taşımasına engel olarak yapıyor.
Bu denetimler nasıl yapılıyor?
Türk tankerlerinin çoğu kiraya verilerek işletilir. C/P (charter party) anlaşmaları, belli zaman diliminlerinde cdi ya da moc denetim approval'ı şart koşularak imzalanır. Dolayısıyla, armatör uygun olan limanda cdi ya da moc denetimlerini kendisi talep eder. Bu süreçte armatör gemisine denetim tarihi hakkında bilgi verir ve ilgili denetim kurumunun "questionnaire" (soru kitabı)na hazırlanılmasını ister. 
CDI questionnaire' den alıntı
Anlaşılan limanda, sabahın erken saatlerinde ihtiyarın biri elinde bir not defteriyle gemiye gelir. O anda Türk gemicisi lumbar ağzında bekliyorsa ve bu adamcağıza kimlik sormuşsa yırttınız demektir. Yok hiçbir engelle karşılaşmadan kaptan kamarasına çıktıysa sıkı bir denetim sizi bekliyor olacaktır. 
İlk olarak kaptan kamarasında gemi sertifikalarının kontrolünü yapar. Sonrasında köprü üstüne çıkarak seyir aletleri, gmdss aletleri, seyir haritaları ve sefer planının detaylı incelemesini yapar. Köprü üstünden çıkarak yaşam mahalinden kıç üstüne iner. Güverteyi, baş altını ve son olarak makine dairesini gezer. Gözlemlediği eksiklikleri not defterine kaydeder. Raporunu hazırlamak için tekrar kaptan kamarasına geçer. Bulduğu eksikleri içeren bir rapor hazırlar ve kaptana imzalatır. 
Bulunan eksikliklerin sayısı geminizin yaşı ile doğru, armatör / kiracının ticaret hacmi ve gemi personelinin iş ciddiyetle ters orantılı olacaktır. 
Üstte de anlatıldığı gibi süper denizci olan tankerci arkadaşlar, hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir sınava girmiyorlar. Sorulacaklar belli, söylenecekler belli. Tankerci arkadaşlardan duyduğumuz kadarıyla; denetim sırasında heyecandan adını bile söyleyemeyenler, tarzanca ingilizce karışık konuşan zabit ve kaptanlar, denetçinin yanında zabit azarlayan kaptanlar, kaptan azarlayan şirket yetkilileri, denetimde bulunan eksikllikler için genç zabitleri hatta gemiciyi bile suçlu ilan edenler, denetçi, 'şunu şöyle yapsak iyi olmaz mı?' dediğinde hemen konuyla ilgili check list hazırlayan denizcilerden bahsediyoruz. 
Draft sörvey desen ortamı terk eden adamlar. Kuru yük piyasasından % 20-30 oranında fazla aldıkları maaşları sağlıklarını kaybederek misliyle ödeyen, $ 50 fazla maaş için şirket değiştiren adamlar bunlar. 
Bunlar mı iyi denizci? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder