25 Mayıs 2016 Çarşamba

Denizcilik Sektöründe Torpil (Adam Kayırma) Var mıdır?

Denizcilik sektörü, adam kayırmada tüm sektörler içinde ön sıralarda yer almaktadır. Bunun nedeni kaptan, gemici ve denizcilik ofis personelinin kazandığı paraların ülke standartlarının bir miktar üzerinde olmasıdır. Bu fazla, başta insan kaynakları olmak üzere tüm kara departmanlarına, doğrudan nakit olmasa bile dolaylı olarak büyük bir rant kapısı açar.
Armatörlerin çoğunun Karadenizli olması nedeniyle çoğu türk denizcilik şirketi; hemşehriciliğin had safhada olduğu aile şirketi olarak yönetilmektedir. Tek patron, tek karar mercii. Patrondan sonra gelen kişiler de ya oğullar, ya kardeşler ya da yeğenlerdir... Akrabaların şirkette ağırlığı büyüktür. Hemşehriler şirket içinde önceliklidir. Bırakın kamarotunu miçosunu, denizcilik şirketinin çaycısı bile birilerinden torpillidir. Cesaret işidir torpilli çaycıdan ikinci çayı isteyebilmek.
Bir denizcilik şirketinde işe girebilmek için insan kaynakları müdürü/yardımcısını bu iş için uygun kişi olduğunuza, başarılı olacağınıza ikna etmeniz gereklidir. İknada en çok kullanılan yöntem karşılık yaratma yöntemidir. Torpili bu kategoriye sokabiliriz. Sektörde kullanılan diğer bir kavram “referans”ı ise otorite kategorisine sokulabilir.
İnsan kaynakları müdürü işe alma karşılığında çıkar sağlayabileceği biri yerine, sizin gibi tecrübesiz, çevresi ya da armatörün akrabası olmayan birini işe alması çok mantıksızdır. Özellikle yönetici sınıfı gemiadamlarını gemiye gönderdiğinde yapacağı hatanın bedeli büyük olur. Bu bedel de insan kaynakları müdürünün masasına gelir. Bu adamın patronun hemşehrisi olması durumunda “Sizin köylünüz diye hemen gemiye göndermiştim” demesi var, ya da ağırlık sahibi torpil aranarak armatörü bu müzmin kaza sonucu geçmiş olsun dilekleri için araması istenebilir. Ama, sizin gibi sahipsiz birisinin hatasını nasıl savunabilir. Tamamiyle insiyatif kullanıp sizi göndermiştir ve bu tamamiyle ona kalan bir ihaledir. Şirketteki konumunun zedelenmesine hatta işini kaybetmesine bile neden olabilir.
Denizcilik sektöründe iyi bir okuldan mezun olmanın, yüksek diploma notuyla mezun olmanın iş bulma yönünde hiçbir etkisi yoktur. Önemli olan kimi tanıdığınız veya kendinizi nasıl tanıttığınızdır. Zamanında Türkiyenin en iyi denizcilik okulu Tüdev'den mezun olduğumda staj için sadece torpilin işlediği en iyi tanker firmalarından birine başvuruda bulundum. O şirkete gireceğimden o kadar emindim ki, aklıma acaba bunlar beni reddederse ne yaparım sorusu gelmedi. Sadece yabancı bir şirkete başvuru yapmış ve ön elemeyi geçmiştim. İlk başvurduğum firmayı staja kabul edilip edilmediğimi sormak için aradığımda aslında ne kadar yalnız olduğumu anladım. Adam gevelemeye başladı. Ben de bana kesin bir şey söyleyin, yoksa bu yabancı şirkete kesin katılacağım deyince hemen staja bizde çıkacaksın yanıtını verdi. Elimde bu koz olmasaydı kesin açıkta kalırdım.
Bu mesleği diğer mesleklerden ayıran bir yanı da vardır. İnsan kaynakları departmanı aniden gemiadamına (kaptan, yağcı, gemici...) sıkışabilir. Gemiadamını gemiye doğrudan gönderemezsiniz. Sertifikasyon, katılacağı yere göre vize, sağlık raporu... olması gereklidir. Şanslı iseniz, hiçbir tanıdık referans olmadan bile sadece bu acil ihtiyaç anında başvuruda bulunmanız işe alınmanız için yeterlidir. Bu acil ihtiyaç giderildikten sonra, amirinize hakkınızda vasat bir rapor yazdırılarak ikinci sözleşmenizin önü kapatılır. Tabiki sözleşmeniz süresince şirket akrabalarının beğenisini kazanabilirseniz işler değişir.
Denizcilik sektöründe iş ararken gerçekçi olun, hayallere kapılmayın. Kendinize sizi piyasada farklı kılabilecek özellikler eklemeye çalışın. Akraba, eş-dost, komşu arasında işinize yarayabilecek bağlantılar arayın. Çalıştığım bir gemideki tamamen beceriksiz ve pis bir aşçının denizcilik şirketi yöneticisinin komşusu (akrabası) olduğunu öğrenmiştim. Denizcilik şirketindeki çaycı bağlantısı bile iş bulmanıza yardımcı olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme